Zamanın kırıldığı yerde bir başka zamana doğru ilerlerken şiiri ve müziği, hayal gücünü ve arzuyu yeniden üretip ‘gökyüzünün fethine‘ doğru yola koyuluyoruz. Masalları olmayan bir coğrafyada çocuklar için yeni masallar yazmak, duyulmamış sesleri, bilinmeyen yerleri keşfe çıkmak, sonu reddedip sonsuzluğu aramak için bir mutluluk çağrımız var...Bu sözlerin ortak sahibi olan herkese, Zapatistalara, Kazım Koyuncu‘ya, Fatsa‘ya, Yılmaz Güney‘e, Fidel‘e, Filistinli çocuklara ve onların kardeşi Kürt çocuklara, Yunanistan‘da isyan eden gençlere, yıllara meydan okuyan yolculara, Dev-Genç‘e, Rosa‘ya, 68 baharına ve biz biz yapan her şeye...
Direnişin içine girdiği yeni aşamasına ilişkin en yakıcı görev ise iktidarın tüm tehditlerini karşılayacak kararlı bir taban örgütlülüğünün yaratılması ve işçilerin bölünmeksizin, birlik içinde eylemlerini sürdürmeleridir. Sendika ve konfederasyonların Hükümetin oyalama, işçiler ve sendikaları/konfederasyonları bölme taktiklerine güç veren tavırları, direnişin yeni evresinin aşması gereken görevleri arasındadır.
Emekçilerin çıkarları, birliği ve mücadelelerinin neden ve hedeflerinin sapmaksızın, saptırılmaksızın korunması, geliştirilmesi ve eylemliliklerin çok akılcı bir şekilde toplumsallaştırılması, Türkiye geneline yayılması ve merkezileştirilmesi gerekmektedir.
Peki ya gün gelirse, devran dönerse ve hesap verme vakti gelirse... İşte o zaman...
Kibirli olabilirsin ama kabaramazsın başbakan!
Çünkü...
İşçiler güzel, sen çirkin!
Artık, yaşanan -ekonomik, siyasal, kültürel süreçleri adlandırmak için sınıfsal bir kavram kullanmak bile lince uğratılmak için yeterli gerekçe haline geldi. Kavramlaştırmayı geçtik, siyasal, toplumsal gelişmeleri açıklamak için bir süreçten bahsetmek, arkaik biri olarak görülmeyi peşinen kabullenmeyi de gerektirmektedir.
İşçi, kadın, anne ve devrimci sosyalist olarak bizim gurur duyduğumuz Sevim, artık Tekel işçisi olarak da bir simge olmuş durumda. Tekel işçileri; sınıf mücadelesinin, muhalefetin nasıl olacağının, burjuva hükümetinin nasıl sarsılacağının dersini veriyorlar.
İşli olsun, işsiz olsun, işçilerin genel olarak düşürüldükleri insanlık dışı durumun asli sebebi kapitalizmin kendisidir. Düzenin orası burası, kötü yönetimi değil, bizzat kendisidir.
“Çok şükür, bugün de vicdansızlığa ve zulme biat etmedim” diyenlerin giderek azaldığı bir tekelci zamanda, ancak TEKEL işçileri gibi “kurumuş toprakta yeniden yol açanlar” sayesinde soluk alınabiliyor.
Sabırlı, inançlı, akıllı, meşru, giderek büyüyen ve dallanıp budaklanan bir emek örgütlenmesi ile bu saldırıya karşı koymak, pabucu, bırakın pahalıya satmak, AKP’ye, arkasındaki sermayeye pabuç bırakmamak için elbirliği, güç birliği gerekiyor.
Yıllar boyunca halka karşı suç işlemiş Ergenekonculara duyduğumuz tepki, benzer suçlar işlemiş ya da ortaklık yapmış olanların, sütten çıkkmış ak kaşık edasıyla yakayı sıyırmalarının yolunu açmasın.
Yere düşen namusumuz, izzetimiz ve haysiyetimizdir. Bunu namusu saymamak namustan habersiz olmak demektir. Bunu haysiyet saymamak, haysiyetten nasipsiz olmak demektir.
11 Şubat 2009’da yaşamını yitiren Metin Küreci, dostları tarafından düzenlenen etkinlikle anılıyor. Metin Küreci'nin dostları tarafından yapılan açıklamada "Metin Küreci’yi yıldızlara uğurlayışımızın birinci yılında dostlarla dinletiler ve söyleşilerle buluşacağız." denildi.
ÖDP Tokat İl Örgütü, TEKEL işçilerinin direnişine destek vermek için yaptığı eylemde Tayyip Erdoğan'a mektup göndererek,'AKP seni TEK ELimle boğarım' dedi.
Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu (AYÖP) güvencesiz çalışmaya karşı Abdi İpekçi parkında bir miting düzenledi. Mitingde madem ücretli öğretmenlik oluyor biz de 'ücretli, sözleşmeli Başbakan' istiyoruz dövizleri yer aldı.
Özgürlük Dayanışma Almanya, TEKEL işçileri ile dayanışma için Almanya'daki emek güçlerine ve emek yanlısı siyasetlere çağrı yaptı. TEKEL işçilerine de dayanışma duygularını ifade eden çağrıda, 'bu direniş ülkenin onurudur' denildi.
29 Ocak 1980'de faşistler tarafından katledilen Devrimci Yolumuzun yiğit militanlarından İhsan Hacımuratoğlu Hopa'da mezarı başında anıldı. Devrimci Gençler anmada, 'o bu toprakla ışık düşüren yumruklu bir yıldızdı, yıldızlara yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz' dedi.
Özgürlük ve Dayanışma Partisi‘nin " Şimdi Halk Konuşacak" şiarı ile başlattığı etkinliklerden bir yenisi de İzmir-Çiğli‘de gerçekleştirildi.Türkiye'nin dört bir yanında süren etkinlikler halktan büyük ilgi ve destek görüyor.